RUMUZ:
Sohbet Odasina Giriş

Yasin Hayal: “Kalemimi kıracak delikanlı arıyorum”

Hayal: “Kalemimi kıracak delikanlı arıyorum”
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine 2′si tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada önümüzdeki saatlerde karar çıkacak.Güncelleme:17 Ocak 2012 15:33
İSTANBUL (İHA) – İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’e son sözleri soruldu. Söz alan Yasin Hayal, iddianameyi hazırlayan cumhuriyet savcılarından, şu an ki Başsavcıvekili Fikret Seçen’e duruşmada küfürler yağdırdı. Hayal, “Bu salonlarda birçok Anadolu çocuğunun kalemleri kırılmıştır. Bakalım benimki de kırılacak mı? Buradan meydan okuyorum, bakalım hangi delikanlı benim kalemimi kıracak. Kalemimi kıracak delikanlı arıyorum” diye konuştu.

Son sözü sorulan Erhan Tuncel ise, “Ben bu yolda bir aile, bir gençlik, bir istikbal kaybettim, vatan sağ olsun” dedi.

17 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Bakanlıktan “Süt” açıklaması

Bakanlıktan “Süt” açıklaması
Bakan Eker’in açıklamasının ardından sütte kanser riski haberi tepki çekti.Güncelleme:17 Ocak 2012 14:07
ANKARA (A.A) – Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, sütte antibiyotik kalıntılarına rastlanılmasına ilişkin olarak “bu binde bir bile değil, yani bin tane örneğin içerisinde bir tane bile değil, vatandaşlarımızın, tüketicilerimizin bu konuda endişe etmelerini gerektirecek bir şey yok” dedi.

Eker, Orman Su İşleri Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında ağaçlandırma protokolü imzalanmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin sütte kanser ve siroza yol açabilen antibiyotik kalıntılara rastlandığa ilişkin haberleri hatırlatması üzerine, Eker, şunları söyledi:

Haberin Devamı

“Bu çok insafsızca bir şey, çok üzüldüm bir gazetede gördüm. Antibiyotik kalıntısı; hayvanlar hastalandığında onlar tedavi ediliyor; bazen çok çok nadir durumlarda bunların içinde hala antibiyotik kalıntısı bulunan sütler toplanabiliyor, işlenebiliyor, sanayi sütü haline gelebiliyor. Ancak bu binde bir bile değil, yani bin tane örneğin içerisinde 1 tane bile değil. Ama bu dünyanın hiçbir yerinde yüzde yüzde mutlaka sıfır değerine zaten sahip değil. Biz tabi bize sorulduğunda zaman zaman (rastlanabiliyor) dedik. Ama bunu piyasadaki sütler kanserojen veya aflatoksin var diye verilmesi gerçekte Türkiye adına, çiftçisi, üreticisi, tüketicisi, gıda sanayi adına insafsızlık doğru değil”

Gıda güvenliğine ilişkin yapılan 102 yönetmelik çıkardıklarını ve bunu kamuoyuna açıkladıklarını hatırlatan Eker, bu konularda olabilecek binde birlik ihtimali bile ortadan kaldırmaya yönelik yeni bir sistem getirdiklerini bildirdi.

Örneğin aflatoksinin hayvanlara yedirilen yemlerin bozuk olması halinde ortaya çıkabilecek bir durum olduğuna işaret eden Eker, yeni bir sistem getirildiğini, artık hayvana verilen yemi, üretici kendi üretiyorsa bile denetleyeceklerini ve kaydının tutulacağını ifade etti.

Eker, “Daha önceden fabrikadan satın aldığı hazır yemi denetliyorsunuz da kişi kendi ahırında kendi çiftliğinde kendi hayvanı için bir yem üretiyorsa, şimdi diyoruz ki kendi hayvanınıza yem yedirseniz bile bunun kaydını tutacaksınız ve bu denetlenecek. Bunun aksi olduğunda buna ağır müeyyideler, cezalar getirilecek” diye konuştu.

-Antibiyotikli sütlere ağır cezalar var-

Yeni sistemde bir diğer düzenleme ile de antibiyotikli sütlerle ilgili ağır cezalar, müeyyideler getirildiğini belirten Eker, şöyle devam etti:

“102 yönetmelikle Türkiye’de herkesin her alanda yani bütün üreticinin sanayicinin, depocunun yani tedarik zincirindeki herkesin sorumluluğunu paylaşacağı bir yeni mekanizma yeni sistem, gıda güvenliği sistemi getirildi. Bunun da bir kısmı 13 Aralık itibariyle, bir kısmı 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girdi. Dolayısıyla vatandaşlarımızın da, tüketicilerimizin de bu konuda endişe etmelerini gerektirecek bir şey yok. O benim bir muhalefet milletvekilinin sorduğu soruya verdiğim cevapta bulunabiliyor doğru, denetimlerde ama bunun oranı binde biri bile değil ama o bir kelime sayfalarca soru cevapta, onun içerisinde bir kelimeyi çıkarıp bu ‘bulunabiliyor’ kelimesini çıkarıp da manşete taşıyıp işte sütte kanser paniği, sütte anflatoksin, kanserojen paniği diye bunu manşete taşımak inanın tek kelimeyle söylüyorum insafsızlıkır.

İlla böyle dikkat çekeceğim diye de böyle manşetler verilmez, bunda bir sorumluluk anlayışıyla hareket etmek lazım. Eğer gerçekten dikkate alınacak miktarda, dikkate alınması miktarda bir şey varsa biz bunu kamuoyuyla da paylaşıyoruz,hiç bir zaman birşey de saklamadık, hep şeffaf olduk. O binde birlik ihtimali de ortadan kaldıracak düzenlemeleri de zaten getirdik yeni bir sisteme geçti Türkiye. Endişe etmemizi gerektirecek bir şey yok. Yemler de artık kontrol altında olacak. Sütler zaten denetleniyor, bunlarla ilgili denetim mekanizmaları da artan bir şekilde devam ediyor, hem bürokrasisi azaltıldı, hem müeyyideler artırıldı, hem verilen cezalar artırıldı. Daha etkin denetim mekanizmaları getirildi. Anflatoksin meselesinde de bundan sonraki süreçte o binde birlik ihtimali bile elimine edecek tarzda yeni bir sistem getiriyoruz”

-”İzlenebilirliği etkin hale getirdik”-

Bu tip süt üreten şirketlerin kim olduğunun kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağının sorulması üzerine Eker, yeni sisteme göre hata yapan, yanlış yapan gıdayla ilgili firmaların ismini açıklayacaklarını, ifşa edeceklerini söyledi.

Ambalajlı gıda maddeleri üzerinde bulunan etiketlerin de okunur hale geldiğini anlatan Eker, bundan sonra etiketlerin üzerindeki bilginin 12 puntonun altında olmayacağını söyledi.

Bütün bunlarla ilgili bir çok yeni düzenleme olduğunu, hayvan nakillerinden, hayvanların refahına, yedirilen yemlerin kayıtların tutulmasından, gıdaların her aşamasında üreticinin, depolayıcının,satıcının, marketçinin, restorant sahibinin,üretim yapan çiftçinin herkesin sorumlu olacağı bir mekanizma, sistem getirildiğini kaydetti.

Yayımlanan yönetmelikler ile getirilen sistemin gıda güvenliği alanında bir devrim olduğunu vurgulayan Eker, artık herşeyin çok daha şeffaf ve izlenilebilir olduğunu ifade etti.

İzlenebilirliği çok daha sistematik çok daha etkin hale getirdiklerini anlatan Eker, örneğin artık marketten alınan yumurtanın hangi ilin, hangi köyünden, hangi çiftçiden alındığının , üretildiğinin bilineceğini söyledi.

Eker, “onun için hayvana yedirilen yemin kayıtları tutulacak, mezbahaya geldiğinde, kesildiğinde o hayvan sağlığında hangi tür yemlerle beslenmiş, hangi yemleri yemiş, bunların kaydı olacağından dolayı bunlar da açık bir şekilde bilinecek bunların kayıtları tutulacak. Tüm bu sistemleri getirdikten sonra falanca zamanda verilmiş olan yazılı soru önergesinde verilen bir cevaptaki,sayfalarca soru cevabın içerisindeki bir kelimeyi çıkarıp, bulunabiliyor kelimesini kalkıp da sütte kanser paniği diye manşete taşımak çok insaflıca değil” diye konuştu.

-”Bu tip durumda zaten sütler imha ediliyor”

Bir başka soru üzerine de “binde bir bile değil” ifadesinin her bin tanesinde 1 tanesi anlamına gelmediğini belirtirken, “bunun istatistiki olarak kaydında binlerce örnek alıyorsunuz bunun içinden bir tane ya çıkıyor ya çıkmıyor” demek dedi.

Böyle bir durum tespit edildiğinde de bunlarla ilgili işlem yapıldığını vurgulayan Eker, bu tip durumlarda ağır cezalar verildiğinde, örneğin sütte antibiyotik tespit edildiğinde 10 bin lira ceza verildiğini, bu tip sütler tespit edildiği anda zaten imha edildiğini kaydetti.

İnsanların uzun süre tekrarlanan sürelerde antibiyotikli süt içmeleri durumunda o antibiyotiğe karşı bir direnç gelişebildiğine işaret eden Eker, sözlerini “ama sık sık belirli bir miktar tüketildikten sonra kuşkusuz. Bunun da önüne geçmek gerekiyor. Bu binde bir ihtimali bile biz elemine etmeye çalışıyoruz endişe edecek o konuda bir şey yok. Bizim getirdiğimiz yeni mevzuat AB ile de uyumlu. Yani Brüksel de neyse Bursa’da o, Amsterdam’da neyse Ankara’da o. Hiç bundan endişe etmeyin” diyerek tamamladı.

17 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Başbuğ hakkındaki tahliye talebi reddedildi

Başbuğ hakkındaki tahliye talebi reddedildi
“İnternet andıcı” soruşturması kapsamında tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkındaki tahliye talebi reddedildi.Güncelleme:17 Ocak 2012 16:05
12. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, İlker Basbuğ’a ret kararını oy birliğiyle aldı.

Ayrıntıları aktarmaya devam edeceğiz…

17 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Başına 4 Metrelik Demir Düşen Çocuk Yaralandı

Zonguldak’ta, boş binada hurda demir toplayan Ramayan K.’nın ikinci kattan aşağıya attığı 4 metre uzunluğundaki demir, arkadaşı 15 yaşındaki Hakan K.’nın başına düştü
Zonguldak’ta, boş binada hurda demir toplayan Ramayan K.’nın ikinci kattan aşağıya attığı 4 metre uzunluğundaki demir, arkadaşı 15 yaşındaki Hakan K.’nın başına düştü. Kanlar içinde kalan Hakan K.’ya çevredekiler ilk müdahaleyi yaparken, bir polis memurunun elleri cepte onları izlemesi dikkat çekti.

Olay, saat 17.30 sıralarında Mithatpaşa Mahallesi Tulumba Sokak’ta bulunan 3 katlı boş binada meydana geldi. 15 yaşındaki Ramazan K., aynı yaştaki 3 arkadaşıyla birlikte hurdacıya satmak için demir toplamak amacıyla, kapı ve pencereleri olmayan boş binaya girdi. Bir süre sonra 3 çocuk binadan çıktı. Ramazan K. ise 2′nci katta bulduğu yaklaşık 4 metre uzunluğundaki demiri merdivenlerden indirmek yerine pencereden aşağıya attı. Demir, aşağıda bekleyen çocuklardan Hakan K.’nın başına isabet etti.

Kanlar içinde yere yığılan Hakan K’ya ilk müdahaleyi çevredekiler yaptı. Bir kişi, yaralı çocuğun başına bez parçası ve su şişesiyle tanpon uyguladı. Bu sırada olay yerine gelen polislerden biri, elleri cepte vatandaşların yaralı çocuğa müdahalesini izledi. Kısa süre sonra gelen 112 Acil Servis ekibi, ambulansta ilk müdahalesini yaptığı Hakan K.’yı Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Tedavi altına alınan Hakan K’nın hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.

Polis, olayın ardından korkarak kaçan Ramazan K.’yı yakalamak için çalışma başlatırken, çocuklardan Tuncay G., demirleri satmak için topladıklarını söyledi. Binanın yıkılacağını öğrendiklerini, bu yüzden demir bulabileceklerini düşündüklerini anlatan Tuncay G., “Ekmek parası için topluyoruz. Ben kendime ayakkabı alacaktım. Hem eve de katkımız oluyor. Demir, arkadaşımızın başına isabet etti” dedi.

6 Ekim 2011
Okunma
bosluk

Kamyona Çarpan Otomobil Sürücüsü Sıkıştı

Muğla’nın Datça İlçesi’nde, hazır beton mikseri ile aşırı hızlı olduğu ileri sürülen otomobil çarpıştı.
Muğla’nın Datça İlçesi’nde, hazır beton mikseri ile aşırı hızlı olduğu ileri sürülen otomobil çarpıştı. Kamyonun altına giren otomobil hurdaya dönerken, içinde sıkışan sürücü ağır yaralandı.

Kaza, Datça İlçesi Kazım Yılmaz Bulvarı ilçe merkezi girişinde, saat 16.00 sıralarında meydana geldi. Datça’dan Marmaris yönüne giden Ferit Laçin’nin (44) kullandığı 48 R 1057 plakalı hazır beton mikseri ile karşı yönden gelen ve aşırı hızlı olduğu ileri sürülen Lütfü Güner’in (56) kullandığı otomobil çarpıştı. Kamyonun altına giren otomobil, metal yığınına dönerken sürücü bulunduğu yerde sıkıştı. Kazayı görenler, durumu AKS 110, sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine olay yerine gelen AKS ekipleri, otomobil sürücüsünü sıkıştığı yerden kurtarırdı. Sağlık görevlileri de Güner’i ambulansla Marmaris Devlet Hastanesi’ne götürdü. Hurdaya dönen otomobildeki boş ve dolu bira kutuları dikkat çekti. Polis tarafından gözaltına alınan kamyon şoförü Ferit Laçin, karşıdan gelen otomobilin birden önüne çıktığını belirtip, “Çok hızlı geliyordu. Kurtarmak için direksiyon kırdıysam da başaramadım. Umarım, yaşıyordur” diye konuştu. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.

6 Ekim 2011
Okunma
bosluk

Foça’daki Termik Santrallere Karşı 6 Bin Dava Yolda

Termik santral kurulmasını ve yeni cüruf alanlarının oluşturulmasını istemeyen Foçalı vatandaşlar yeniden dava açmaya hazırlanıyor
Termik santral kurulmasını ve yeni cüruf alanlarının oluşturulmasını istemeyen Foçalı vatandaşlar yeniden dava açmaya hazırlanıyor. Kurdukları çadırda 6 bin imza toplayan FOÇEP (Foça Çevre ve Kültür Platformu)’nun hedefi imza sahiplerine ulaşarak 6 bin yeni dava açmak.

İzmir’in Aliağa İlçesi’ne bağlı Çakmaklı Köyü ile Foça’ya bağlı Gencelli Mahallesi arasında yapılmak istenilen iki termik santral ve Kozbeyli ile Ilıpınar Köyleri arasında yeni oluşturulan cüruf alanlarını istemeyen Foçalı vatandaşlar yeniden dava açmaya hazırlanıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı imar planı değişikliği Kozbeyli ile Ilıpınar köyleri arasına cüruf dökülmesine izin vermesi üzerine askıya çıkan imar planı değişikliklerine itiraz eden Foça Çevre ve Kültür Platformu (FOÇEP) 6 bin dava açmayı hedefliyor. Termik santraller ve cüruf alanlarına karşı hafta sonu Foça Demokrasi Meydanı’nda 6 bin imza toplayan FOÇEP üyeleri bu imzaların sahiplerine ulaşarak dava açacak.

Aliağa Nemrut Sanayi Bölgesi’ndeki demir Çelik işletmelerinin yıllardır biriktirdiği milyonlarca ton cürufun Kozbeyli-Ilıpınar arasındaki vadilere döküleceğini söyleyen FOÇEP Dönem Sözcüsü Nermin Korkmaz, “Cürufların kaldırıldığı alanlara termik santral kurulacak, çıkacak küller de itiraz ettiğimiz bu yerde depolanacak. Bölgede yaşayan yurttaşlar olarak askıya çıkarılan plana süresi içinde itiraz ederek, binlerce imza topladık. İmzaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletilmek üzere Foça Belediyesi’ne teslim ettik. İtirazlarımızın dikkate alınmayacağını biliyoruz hedefimiz 6 bin imza sahibine ulaşarak 6 bin dava açmak” dedi.

FOÇEP Yürütme Kurulu Üyesi Bahadır Doğütürk ise yörede kullanılan suyun cüruf dökülmesine izin verilen bu alandan sağlandığını, yeraltı kaynaklarına karışacak ağır metallerin zeytin alanlarına ve tarımsal üretime ciddi zarar vereceğini dile getirerek, “Bu bölge artık bir demirci dükkanını bile kaldıramayacak durumdayken iki tane termik santral kurulmasına izin vermek bölgeyi öldürmekten başka bir şey değil. Burada oluşan kirliliğin Menemen Ovası’nı geçerek İzmir’e kadar ulaştığı yıllar önce kanıtlanmışken bu kararları vermek cinayet” diye konuştu.

Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ ise yöreye termik santral yapılmasını istemediklerini söyledi. Kirlilik yaratan tesislerin Aliağa sınırları içerisinde kalmasına rağmen bütün kirliliğini Foça başta olmak üzere Menemen ve İzmir’e bıraktığını anlatan Demirağ, “Foça, 15 özel çevre koruma bölgesinden birisi, bir turizm beldesi ve Akdeniz Fokları’nın yavrulama ve barınma alanı. Bu bölgeye bu tür izinler verilirken bütün bunların gözönünde bulundurulması gerekiyor. Yeni cüruf alanı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na itirazımızı yaptık. Termik santraller içinde açtığımız davalar var onların sonuçlarını bekliyoruz” dedi.

Termik santrallere verilen izinlere karşı açılan davaları yürüten Avukat Arif Ali Cangı ise 28 Temmuz’da bölgede yapılan keşiften sonra bilirkişinin ek süre istediğini, ek sürenin geçen ay bitmesine karşın henüz raporun mahkemeye ulaşmadığını dile getirdi.

6 Ekim 2011
Okunma
bosluk

Yazgulu,Canli Kamerali Sohbet yazgülü sohbet yaz gülü yaz gulu sohbet Odaları,Yazgulu Sohbet

Yazgülü Canli Kamerali Sohbet Odalari,Yaz gulu sohbet odalari, sohbet, chat, turkcet, yaz gulu, yazgulu,Yazgulusohbet,yazgulu sohbet,yazgulu chat,yazguluchat,yazgulucet,yazgulu cet,
yazgulu sohbet odalari,yazgulu chat odalari,yazgulu sohbet sitesi.

yazgulu sohbet, yazgulu chat, yazgulu sohbet kanalları, yazgulu chat kanalları,
yazgulu sohbet kanalı, yazgulu chat kanalı

26 Eylül 2011
Okunma
bosluk

 reklam alanı

Son Yorumlar

 reklam alanı
 Son Yazılar FriendFeed